29 Şubat 2016 Pazartesi

Pozitif Psikolojinin Gücünü Keşfedin!

14.01.2016 tarihinde katıldığım, Bilgi Üniversitesi ev sahipliğinde EMCC Turkey tarafından düzenlenen Positive Psychology Talksprogramından esinlenerek, sizlere bu sayıda Pozitif Psikolojiden bahsetmek istiyorum.

Pozitif Psikoloji; bireylerin, grupların ve kurumların işlev görmelerine katkıda bulunan koşul ve süreçleri inceleyerek insanın potansiyelinin ortaya çıkarılıp tam anlamıyla kullanılmasına odaklanır.

Bu kapsamda önemli bir kavram Pozitif Psikolojik Sermaye’dir. Pozitif Psikolojik Sermaye 4 ana kavramdan oluşur:

· Öz yeterlilik
· İyimserlik
· Umut
· Psikolojik Dayanıklılık


Neden Pozitif Psikolojik Sermaye?

· İş doyumu
· Örgütsel bağlılık
· Bireysel yaratıcılık
· Takım yaratıcılığı
· Mutluluk
· Pozitif duygular
· Üretkenlik
· Daha düşük devamsızlık
· Daha düşük tükenmişlik
 

Pozitif Örgüt

· Pozitif Liderlik
· Pozitif İklim
· Pozitif İnsan İlişkileri 

· Pozitif İletişim

Araştırmalar diyor ki, çalışan nüfusun;

· %24’ü aktif olarak bağlılık problemi yaşıyor. Yani 720 milyon çalışan her gün işe mutsuz gitmekle kalmıyor bu mutsuzluğu çevrelerine yansıtıyor.
· %63’ü kendini işine bağlı hissetmiyor. Bu kesim işe ruhunu koyamayanlar, durağanlar, zaman geçirenler, işinde enerji ve tutkudan yoksun olanlar.
· %13’ü işinde mutlu olanlar. Yani tutkulu, yenilikçi ve şirketini ileriye taşıyanlar.

Güzel haber; pozitif egzersizler yaparak, pozitif uyaranları fark ederek pozitif duygularımızı artırmamız mümkün.  İyimserliği, umudu, mutluluğu artırmak için sizlere uygulaması çok basit olan ve büyük etkiler yarattığı araştırmalarla desteklenmiş 3 pozitif egzersizden bahsedeceğim.



Egzersiz 1  (1/5 KURALI): Bu kural temel olarak, “1 negatif mesaja karşılık 5 pozitif mesaj” diyor. Bir kişiye negatif mesaj mı verdiniz? Verebilirsiniz, ama buna karşılık 5 pozitif mesaj borcunuz var! Örneğin, eşinize söylediğiniz 1 şikâyet ya da yakınma cümlesinin karşılığında onun iyi yaptığı 5 şeyi söyleyin. Bunlar iltifat da olabilir. Bu kuralı evinizde, şirketinizde, sosyal ortamlarda, aslında insanlarla temasa geçtiğiniz her noktada uygulayabilirsiniz.




 Egzersiz 2:  Herhangi bir konuda size iyiliği dokunmuş, ancak teşekkür etme fırsatı bulamadığınız birine bir teşekkür maili atın. Teşekkür ettiğinize bakmayın, aslında bunu kendiniz için yapıyorsunuz. Araştırmalar teşekkür eden insanların daha mutlu insanlar olduğunu gösteriyor. Bunun sebebi de tamamen beyninize giden sinyallerle ilgili. Birine bir şey verdiğinizde beyinde ödül sinyali aktive oluyor, bu da size mutluluk veriyor. Bir araştırmada 2 gruba 100 TL veriliyor; bir grup 100 TL’yi kendisi için, diğer grup başka insanlar için harcıyor. Araştırma sonunda başka insanlar için harcama yapan kişilerin mutluluk seviyelerinin daha yüksek olduğu görülüyor.



Egzersiz 3: Potansiyelinizi maksimum hissettiğiniz bir anıyı düşünün (elde ettiğiniz bir başarı, bulduğunuz bir çözüm yöntemi, başarılı bir iletişim gibi). Bunu öykü olarak yazın. 7 gün boyunca her gün bu öyküyü okuyun. Öyküyü her okuduğunuzda o duygu canlanacak, beyninize mutluluk sinyalleri gitmeye başlayacak. Siz farkında olmasanız bile…

Bir çalışmada kişilere en güçlü yanlarını (mizah, umut, cesaret gibi) ortaya çıkaran bir ölçek uygulanmış. Biz bu güçlü yanlara “imza erdemler” diyoruz. Sonra bu 5 özelliğin farkında olmaları sağlanmış ve 1 hafta boyunca bilinçli olarak bu özellikleri kullanmaları istenmiş. Bırakın kullanmalarını, kişilere olumlu özelliklerini söylemenin bile olumlu etkiler yarattığı gözlemlenmiş.

Araştırmalara göre hayata pozitif bakan, yani iyimser insanlarla kötümser insanlar arasında hayat koşulları açısından 40 yaşına kadar bir fark olmadığı ortaya çıkmış. Ancak 40 yaşından sonra iyimserlerin yaşamın her alanında kötümserlere oranla daha mutlu bir hayat sürdükleri görülüyor.

Tabi ki olayların olumsuz yanlarını ya da riskleri yok sayıp yalnızca pozitif yönüne, kendi pozitif duygularımıza odaklanmak dengeli değil, ancak bu denge negatife ağırlık vererek bozulmamalı.

 Unutmayın, neye odaklanırsanız o gelişir; olumsuza odaklanırsanız onu büyütürsünüz.

İşler bazen planladığımız gibi gitmez, hayat hepimizden daha akıllı. Bizim senaryolarımız yerle bir olabilir, çünkü aslında hepimiz çok daha büyük bir senaryo yapbozunun parçalarıyız.


Pozitif uyaranları fark etmeye çalışın, mutlaka vardır.

Mutlu, umutlu, pozitif kalın ve kocaman gülümseyin :)

           Psk. Pelin Şen

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder